Çelişkili açıklamalar

Magazin

Moderator
6a14cd995c71a7a8153d254c.jpg

ABD ve İran arasında bir anlaşma sağlanmasına yönelik diplomatik trafik hızlanırken, taraflardan çelişkili açıklamalar geliyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, önceki gün yaptığı açıklamada, ülkesi ile İran arasında olası anlaşmaya ilişkin çalışmaların sürdüğünü ve her an bir gelişme olabileceğini belirtti. Rubio, ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik anlaşma için masada “oldukça sağlam bir teklif” bulunduğunu ve anlaşmanın Pazartesi günü sağlanabileceğini söyledi. Rubio, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak teklifin ve nükleer müzakerelerin masada olduğuna dikkati çekerek, “Umarım bunu başarabiliriz” ifadesini kullandı. Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın kötü bir anlaşma yapmayacağını ve ülkesinin diplomasinin başarılı olması için her türlü fırsatı değerlendireceğini de söyledi.

‘O anlama gelmez’

ABD Başkanı Donald Trump ise, “İran ile anlaşma ya harika ve anlamlı olacak ya da anlaşma olmayacak” ifadesini kullandı. Trump daha önce yaptığı paylaşımda ise, İran ile anlaşmaya varıldığına dair basında çıkan iddiaların ardından, ABD’li müzakerecilere “anlaşma için acele etmemelerini” söylediğini ifade etmişti. Trump, “yapıcı” görüşmelerin sürdüğünü ancak “her iki tarafın da acele etmeyerek doğru adımı atması gerektiğini” vurgulamıştı. Nitekim İran’dan gelen açıklamalar da, olası anlaşmanın imzalanmaya hazır olmadığı yönünde. İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptına ilişkin, “Görüşülen konuların büyük bir kısmında sonuca ulaştığımızı söyleyebiliriz” dedi. Bekayi bununla birlikte, bu sonucun yakın zamanda bir anlaşma imzalanacağı anlamına gelmediğini ve ABD’nin taahhütlerine bağlı kalacağına dair bir garantinin olmadığını söyledi. Bekayi, ABD’li yetkililerin tutumlarında sık sık değişiklikler ve çelişkiler yaşandığını dolayısıyla bu karmaşıklığın her türlü görüşmeyi sekteye uğratma ihtimalinin bulunduğunu belirterek, muhtemel mutabakat zaptında üzerinde ihtilaf yaşanan bazı hususların bulunduğunu vurguladı.

Hürmüz ve nükleer

Hürmüz Boğazı’na ilişkin de açıklamalarda bulunan Bekayi, ABD ile süren görüşmelerde Hürmüz ile ilgili detaylara yer verilmediğini ve konunun kıyıdaş devletleri ilgilendirdiğini ifade etti. Bekayi ayrıca, ABD ile anlaşmaya yakın olduklarını söylemek için henüz erken olduğunu kaydetti. Bekayi, Tahran yönetiminin şu aşamada Washington ile İran’ın nükleer programına ilişkin herhangi bir konuyu müzakere etmediğini de ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Meclis İşlerinden Sorumlu Genel Müdürü Hüseyin Nuşabadi ise, nükleer meseleler ve zenginleştirilmiş uranyum konusunun ABD’nin taahhütlerine bağlılığı karşılığında 60 günlük müzakere sürecinde inceleneceğini söyledi.

İran’da patlamalar

İran’ın güneyindeki liman kenti Sirik ve Cask bölgesinde de patlama sesleri duyuldu. İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı’na göre patlama seslerinin nedenine ilişkin ise henüz açıklama yapılmazken, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde de daha önce patlama seslerinin duyulduğu açıklanmıştı.

6a14cdac5c71a7a8153d2551.jpg


Anlaşmada ne var?

ABD basınına yansıyan haberlere göre anlaşma, 60 günlük bir ateşkes uzatmasını, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran’ın nükleer programına ilişkin daha fazla müzakereyi içeriyor. Washington Post’un haberine göre İran, ABD ile çerçeve anlaşmasının imzalanması halinde Hürmüz Boğazı’nı derhal açmayı ve 30 gün içinde savaş öncesi deniz taşımacılığı seviyesini yeniden sağlamayı taahhüt ediyor. İran’ın anlaşma kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmeyi kabul edeceği de iddialar arasında. Washington Post’un paylaştığı taslağa göre; Tahran’ın elindeki yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçmesi öngörülüyor. Bu stokun bir kısmının seyreltileceği, geri kalanının ise üçüncü bir ülkeye transfer edileceği öne sürülüyor. Öte yandan bu iddia Tahran tarafından doğrulanmıyor. Bazı İranlı yetkililer, bunun asıl kapsamlı müzakereleri ileri bir tarihe ertelemek amacıyla kurgulanan geçici bir mutabakat niteliği taşıdığını belirtti. Nitekim Arap basınında yer alan haberlerde de ‘İslamabad Deklarasyonu’ olarak anılan anlaşmanın bir ön mutabakat olduğu, nihai anlaşma için heyetlerin daha sonra görüşmelere başlayacağı iddia edildi.

6a14cdac5c71a7a8153d2553.jpg


Üç taraf da baskı altında

Savaşın üç tarafı olan ABD, İsrail ve İran’da yönetimlerin anlaşmayla ilgili baskı altında olması dikkat çekiyor. ABD’de Trump yönetimi olası anlaşmanın İran için avantajlı olduğu görüşünde ve anlaşmaya karşı çıkıyor. Eleştirilere yanıt veren Trump, “Demokratların, sözde Cumhuriyetçilerin ve aptalların” İran ile olası anlaşmayla ilgili bilgisi olmadığını belirterek, Cumhuriyetçi Senatörler Thom Tillis, Bill Cassidy, Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie gibi kendisini eleştirenlerin “yolunu kaybettiğini” savundu. Gündeme gelen anlaşma Cumhuriyetçi Parti içinde görüş ayrılıklarına yol açmış; bazı siyasetçiler bunun İran’a karşı fazla yumuşak olduğunu savmuştu.

Öte yandan İsrail’de ise aşırı sağın Başbakan Binyamin Netanyahu’ya anlaşmanın olmaması yönünde baskısı var. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’ya “Trump’ın masasına vurup savaşa geri döneceğini söylemesi” çağrısında bulundu. Netanyahu’nun, Trump’ın tutumunu etkilemekte zorluk çektiği de öne sürüldü. Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner de dahil olmak üzere yakın çevresindeki kişilerin, ABD Başkanına anlaşmada ilerleme sağlanması için baskı yaptığı öne sürüldü.

İran’da ise Devrim Muhafızları ve rejimin diğer güç odakları arasında anlaşmayla ilgili fikir ayrılıkları bulunuyor. Devrim Muhafızları savaşın devam etmesini savunurken, diplomatlar bir anlaşmaya varılmasından yana.

6a14cdac5c71a7a8153d2555.jpg


İran heyetiKatar’da

İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, çeşitli temaslarda bulunmak üzere beraberindeki heyetle Katar’a gitti.Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin de bulunduğu heyetin, ABD ile süren müzakerelere ilişkin çeşitli konuları görüşmek üzere Katarlı üst düzey yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

6a14cdac5c71a7a8153d254f.jpg


İbrahim Anlaşmalarını gündeme taşıdı

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamaları içinde, İsrail ile bazı bölge ülkelerinin imzaladığı İbrahim Anlaşmalarını yeniden gündeme taşıdı. Trump,“Cumartesi günü Suudi Arabistan, BAE, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün ve Bahreyn liderleriyle yaptığım görüşmeler sırasında şunu ifade ettim: ABD’nin bu çok karmaşık yapbozu bir araya getirmek için yaptığı tüm çalışmaların ardından, bu ülkelerin en azından eş zamanlı olarak İbrahim Anlaşmaları’na katılması zorunlu olmalıdır” ifadelerini kullandı.ABD Başkanı, “Eğer İran benimle anlaşma imzalarsa, ABD Başkanı olarak, onların da bu eşsiz Dünya Koalisyonu’nun bir parçası olmaları benim için bir onur olacaktır” diye yazdı.

İbrahim Anlaşmaları nedir?

ABD’nin girişimiyle başlatılan ve İsrail ile Arap ülkeleri arasında normalleşmeyi hedefleyen İbrahim Anlaşmaları tartışmalı bir konu. İlk olarak 2020’de BAE ve Bahreyn’in dahil olduğu anlaşmaya zamanla Sudan ve Fas da katıldı. Suudi Arabistan gibi diğer Arap ülkelerinin katılımı ise tartışmalı bir süreç olmayı sürdürüyor.
 
Geri
Üst